Türkiye

12 Mart 2019

Osmanlı’nın Ahududu Bahçesi: BURSA

Osmanlı’nın Ahududu Bahçesi: BURSA Beş Bin yıllık tarihinde osmanlı sultanlarının ahududu Bahçesinden dev Bir metropole dönüşen Bursa; imparatorluk mirası köyleri, tarihî hamamları ve kayak merkeziyle türkiye’nin parlayan yıldızı.
Tarihi boyunca “yeşil” sıfatıyla anılan Bursa, günümüzde bir sanayi kenti olarak Türkiye’nin en gelişmiş ve en kalabalık beş metropolünden biri. Son yıllarda aldığı yoğun göçe karşın kent, tarihi dokusunu koruyor yine de. Türkiye’nin en önemli termal merkezlerinin başında gelen tarihi hamamlarıyla ünlü Bursa, bu zenginliğini turizme kazandırmayı başarmış. Her ne kadar Uludağ’ın bir kayak merkezi olarak hızlı gelişimi, Bursa’nın tarihi dokusuna olan ilgiyi kendine yönlendirmişse de hem Uludağ’a yakın olmak hem de hamam sefası yapmak için Bursa hâlâ gözde. Üç kıtaya hükmetmiş Osmanlı İmparatorluğu’nun temellerinin atıldığı ilk başkent Bursa, zengin bir gezi programı vadediyor konuklarına. Osmanlı kültürünün ilk örneklerini barındıran şehir merkezi, Bursa’yı tanımak için iyi bir başlangıç noktası. Karlı zirveleriyle kente eşsiz bir siluet kazandıran Uludağ’ın eteğinde bir hilal şeklinde uzanan Bursa’nın en görkemli Osmanlı eseri Ulu Camii. Sultan Yıldırım Beyazıt, 1396 yılında Birleşik Avrupa ordularını yenince Anadolu’ya tam 20 cami yaptırmaya karar vermiş. Ancak daha sonra fikir değiştirip 20 kubbeli Ulu Camii’yi inşa ettirmiş. Caminin ortasındaki camlı şadırvanın müthiş bir ışığı var. Caminin içini süsleyen 192 adet hat levhasının Türkiye’de eşi benzeri yok. Caminin bahçesindeki Koza Han’da her yıl temmuz – ağustos aylarında, asırlardır olduğu gibi koza borsası açılıyor ve küçük avluya koza dağları yığılıyor. Bursa’nın turistik semtlerinden Yeşili hamamlar, restoranlar, çay bahçeleri, hediyelik eşya ve eskici dükkânlarıyla dolu. Burada bulunan Yeşil Türbe ise kentin simgelerinden biri. Yapımı 1421’de tamamlanan yeşil çinileriyle ünlü yapı, Sultan Mehmet Çelebi’nin görkemli anıt mezarının ta kendisi.

Hacivat ve Karagöz’ün Memleketi
Bursa’nın en gösterişli ve kalburüstü semti olan Çekirge, adını ünlü bir Osmanlı kâhininden almış. Ünlü giyim mağazalarının sırlandığı modern caddeleriyle Çekirge, Bursa’nın modern yüzünü temsil ediyor. Kentteki karakteristik Osmanlı yapılarından biri olan Muradiye Külliyesi de burada. Cami, medrese ve hamam gibi bölümleri birleştiren 14. yüzyıl tarihli yapının asıl özelliği, mezarlığı. Issız ve güzel bir bahçe içinde bir düzine anıtsal türbe bir arada. İstanbul’daki Ayasofya’dan başka hiçbir yerde bu kadar çok Osmanlı türbesi bulunmuyor. Türbelerin çoğu Osmanlı şehzadelerine ait. Külliyenin yan sokağındaki Hüsnü Züber Müze Evi, görülmeye değer. 18. yüzyıldan kalma evde, el yapımı tahta kaşık ve ağaç işleri koleksiyonu sergileniyor. Çekirge Caddesi üzerindeki Saatçi Köşkü ise Türkiye’nin ilk ve tek fosil ve orman müzesi. 1989’da açılan bu ilginç mekânda, bitki ve hayvan fosilleri ile ormancılıkla ilgili araçlardan oluşan iki bin kadar obje bulunuyor. Yine Çekirge semtindeki Hacivat ve Karagöz anısına yaptırılan anıt da ilgiyi hak ediyor. Anıtın karşısındaki Karagöz Evi’nde asırlık gölge oyunu geleneği, ustalar tarafından hazırlanan gösterilerle sürdürülüyor. Bursa, çarşı - Pazar gezmeyi sevenler için de gerçek bir hazine. Tarih boyunca önemli bir ticaret merkezi olduğu için kentte çok sayıda tarihî han var. Koza Han’ın yanı sıra Yıldırım Bedesteni, Osmanlı döneminden bu yana görkemini koruyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde Bursalıların nefes aldığı Kültür Park’ta bulunan çay bahçeleri, lunapark ve restoranların yanı sıra, buradaki gölette yapılan Uludağ manzaralı sandal sefaları ise ayrı bir keyif veriyor. Kültür Park’ın bir diğer sürprizi ise Arkeoloji Müzesi. Bursa’nın kronolojik tarihine ilişkin seramik, cam, maden ve taş eserlerin sergilendiği müze özellikle zengin para koleksiyonuyla ilgi topluyor. Bursa denince akla gelen iki önemli lezzet, İskender kebabı ve kestane şekerini bir de yerinde denemenizi öneriyoruz.

Osmanlı’nın Ahududu Bahçesi: BURSA Osmanlı Mirası
Bursa’nın güzelliklerini tanımak için mutlaka çevresine de zaman ayırmak gerek. Kentin 10 kilometre doğusundaki Cumalıkızık, karakteristik dokusunu koruyan en eski Osmanlı köylerinden biri. Orta Asya’dan Bursa’ya göçen Kızık Türklerinin hâlen yaşadığı yedi köyden biri olan Cumalıkızık’ın tarihi Orhan Gazi’nin bölgeye geldiği 1300’lü yıllara dayanıyor. Osmanlı mimarisinin günümüzdeki en iyi temsilcilerinin başında gelen köy, civardaki benzerlerinin yok olmasına yol açan yangınlardan şans eseri kurtulmuş. Daracık taş sokaklar boyunca 200’ü aşkın eski Türk evi, bir geçmiş zaman fotoğrafı gibi öylece duruyor. Köyün simgesi olan ahududu, bölgede Osmanlı döneminden bu yana üretiliyor. İlkbahar aylarında olgunlaşmaya başlayıp haziran başında toplanan ahududuya atfedilen bir de festivali var köyün. Köy meydanını taze ahududu sepetlerinin şenlendirdiği Ahududu Festivali, her yıl haziran ayının ikinci haftası düzenleniyor. Cumalıkızık cumbalı evleri, kahvehaneleri, köy pazarı, Etnografya Müzesi, ahşap tavanlı Osmanlı Camii ve terk edilmiş hamamıyla çocukluk anılarımızda kalmış gibi duruyor. Cumalıkızık’tan ana yola çıkıp Kestel’den sağa ayrılan yolun ucu, kentin en güzel su kaynaklarından biri olan Seitabat Şelalesi’ne çıkıyor. Ankara yoluna çıkıp 30 kilometre devam edildiğinde ise mobilya mağazaları ile ünlü İnegöl’e ulaşmak mümkün. Eski çarşısı, İshak Paşa Külliyesi ve Yıldırım Camii ile Osmanlı mirasını yaşatan ilçeye gelenler, meşhur İnegöl köftesinin tadına mutlaka bakmalı. İnegöl’den sonra köylerin ve ormanların içinden akıp giden yol, 20. Kilometrede Bursa’nın termal merkezi Oylat’a varıyor. 840 metre yüksekliğindeki bir dağ yamacına kurulan kaplıca bölgesi, hamamları, sağlık merkezleri, lokantaları, dükkânları ve kır kahveleriyle küçük bir köy görünümünde. Bursa’daki bir başka ilgi çekici rota ise Mudanya - Tirilye güzergâhı. Bursa’ya 24 kilometre uzaklıktaki Mudanya, yüz yıl öncesine kadar ipek ticaretinin önemli bir limanı olmuş. 1922’de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu müjdeleyen Mudanya Antlaşması’nın imzalandığı 19.yüzyıldan kalma ev bugün bir müze. Müzenin çevresine yayılan Mütareke Mahallesi ise özgün Mudanya evlerinin bulunduğu özellikli bir bölge. Mudanya’nın geçmişini yansıtan bir başka yapı ise 1849’da Fransızlar tarafından yaptırılan istasyon binası. Mudanya’dan sonra tarihi bir köy olan Tirilye’ye 12 kilometre yolunuz kalacak. Burası, tarihî manastırları, zeytinyağı imalathaneleri ve balık lokantalarıyla cazibe kazanıyor. Ne dersiniz gezmeye değmez mi?

Türkiye

12 Mart 2019

POPÜLER YAZILAR