TÜRKİYE

4.1.2019

Medeniyetler Şehri Hatay

Medeniyetler Şehri Hatay

Dünyanın en önemli antik mozaik koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Doğu Akdeniz’in kültür kenti Hatay, inanç ve gastronomi turizmi açısından çok zengin bir potansiyel barındırıyor. Anadolu, Akdeniz ve Orta Doğulu karakterlerin benzersiz bir uyumla iç içe geçtiği alımlı bir kent olan Hatay, asırlar boyunca Roma İmparatorluğu’nun önemli yerleşimlerinden biri olmuş. Büyük İskender’in generallerinden Selevkos tarafından kurulan şehir, Bizans’tan Osmanlı’ya pek çok medeniyetin egemenliğine girmiş. 1939 yılında Türkiye Cumhuriyeti’ne katılan şehri gezmeye Antakya Mozaik Müzesi’nden başlayabilirsiniz. 
İPEK VE DEFNE
Antakya Müzesi’ndeki mozaiklerin neredeyse tamamı Romalı zenginlerin Harbiye’de yaptırdığı villalardan çıkarılmış. M.S. 2. ile 6. yüzyıllara ait olan bu mozaikler tessera adı verilen zar şeklindeki renkli taşlardan yapılmış. Kentin 10 kilometre kadar dışındaki Harbiye, Roma döneminden bu yana gözde bir sayfiye yeri. Yöreye asıl ününü kazandıransa defne korularıyla kaplı derin bir vadiye gizlenen şelaleler. Harbiye’nin meşhur defne sabunu ile ipek dokumalarını satan dükkânlar yol üzerinde sıralanıyor. Kariyer Mahallesi’ndeki atölyesinde 45 yıldır taş oymacılığı yapan Abdullah Özalp’in antik eserlerden etkilenerek ürettiği heykeller görülmeye değer. Asi Nehri’nin karşı kıyısındaki eski mahallelerde gezinmek, kentin ruhunu hissetmenin doğru yollarından biri. Eski kent dokusunun en iyi korunduğu yerlerden biri olan Kurtuluş Caddesi üzerinde, ahşap ve taş Antakya evlerinin nadide örnekleri sıralanıyor. Antakya Evi, Fuad Kuseyri, Yahyaoğulları, Halepoğlulları Konakları ve diğerleri... En eskisi iki yüz yıllık, iki-üç katlı eski Antakya evlerinin ön cepheleri güneşe, havuzlu ve bahçeli taş avluları ise dağlara bakacak şekilde inşa edilmiş. Arnavut kaldırımı dar sokak aralarında çocuklar misket oynarken, ezan sesi ile kilise çanları birbirine karışıyor.

MEDENİYETLER KOROSU
Anadolu’nun önde gelen inanç merkezlerinden biri olan Hatay’da görülmeye değer çok sayıda cami var., Şeyh Ahmet Kuseyri Cami ve Türbesi, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, Payas Sokullu Külliyesi ve Ulu Cami bunlardan bazıları. Farklı dinlerin ve dillerin asırlardır bir arada huzur içinde yaşadığı Hatay’da, tarihi ve kültürel miras yaşamın her ayrıntısında kendini hissettiriyor. Geleneklerine bağlı bir şehir olan Hatay, inanç turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip. İncil’de adı en çok geçen yerlerden biri olan kentin birkaç kilometre dışındaki bir mağarada bulunan Aziz Pierre Kilisesi, Hristiyanlar için önemli bir hac mekânı. Türkiye’nin tek Ermeni köyü Vakıflı’ya da ev sahipliği yapan kentte Aziz Simon gibi tarihi manastırların yanı sıra sinagog da bulunuyor. Şehrin göz alıcı bir mozaiği andıran çok kültürlü dokusunu vurgulamak amacıyla 2007 yılında bir Medeniyetler Korosu kurulmuş. Üç semavi dine mensup kişilerden oluşan koro, müzik vasıtasıyla medeniyetler arasında köprü oluşturarak Hatay’ın ve Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlamayı amaçlıyor. İmamlar, rahibeler, rahipler, kuyumcular, öğretmenler, öğrenciler, emekliler ve serbest meslek mensuplarından oluşan koronun dünyanın önemli yerlerinde de gösterilerde bulunuyor.

PAYAS’TAN ARSUZ’A 
Hatay’ın zenginlikleri keşfetmek için İskenderun’dan Samandağ’a uzanan bir rota izlemenizi öneriyoruz. Şehre kuzeyden giriş yaptıysanız Dörtyol’dan yaklaşık yedi kilometre sonra Yakacık’ta (Payas) yön levhalarını izleyerek Sokullu Mehmet Paşa Kervansarayı ulaşacaksınız. 16. yüzyıl tarihli bir Mimar Sinan eseri olan kesme taşlardan inşa edilmiş bu dev yapı cami, medrese, hamam ve çarşı bölümlerinden oluşuyor. Tam karşısındaki Payas Kalesi, etrafını çevreleyen hendekleriyle tipik bir Ortaçağ kalesi gibi. Payas’a 16 kilometre uzaklıktaki İskenderun, limanı, sanayisi ve hızla gelişen ekonomisiyle Doğu Akdeniz’in en büyük ilçelerden. Adını Büyük İskender’den alan ilçenin 32 kilometre güneyindeki Arsuz ise bir tatil beldesi olarak ilgi çekiyor. Hatay’ın güney ilçesi Samandağ’da Çevlik Ören Yeri ve Beşikli Mağara’nın yanı sıra, Antik Titüs Tüneli yer alıyor. M.Ö. 4. yüzyıl civarlarında kol gücüyle oyulan dev mağaranın yüksekliği yedi metreye, uzunluğu ise 1,5 kilometreye ulaşıyor. Hatay gezisine yakışır bir final için sıra yemek ve alışverişe geliyor. Ramazan Antakya’da da coşkuyla karşılanıyor. Hazırlıklar için çarşıya çıkılıp, sofralar donatılıyor. Künefeden baharata köy peynirlerinden nar ekşisine zengin bir çeşitlilik sunan Uzun Çarşı’dan eli boş ayrılmanız kolay değil. Yerel lezzetlerin tadına baktığınızda ise Şair Sunay Akın’ın “dünyanın en güzel yemekleri Antakya’da yenir” sözlerine hak vereceksiniz. Gerçekten de yöre mutfağı öyle zengin ki, saymakla bitmiyor: Kaytaz böreği, humus, muhammara, babaganuş, oruk, zahter salatası, tepsi kebabı... Hatay’a hoş geldiniz, afiyet olsun! Yerel lezzetlerin tadına baktığınızda ise Şair Sunay Akın’ın “dünyanın en güzel yemekleri Antakya’da yenir” sözlerine hak vereceksiniz. Hatay’ın zenginlikleri keşfetmek için İskenderun’dan Samandağ’a uzanan bir rota izlemenizi öneriyoruz.

TÜRKİYE

4.1.2019

POPÜLER YAZILAR